20 Kasım 2007 Salı

İbrahim Sadri- Şişelere mandal (sesli şiirler-siir sözleri)



ŞİŞELERE MANDAL

Hattat İzzet Sokak doğduğum sokaktı
Fatih Camii'nin hemen arka tarafında
Bir tarafında üç dört katlı apartmanlar
Karşı yakasında arsalar
Ve arsalar kondurulmuş
At arabacılığı yapan
Roman ailelerin oturduğu barakalar

Gazozuna maç yapmayı
Mahalle kavgalarında baş yarmayı
Kandil akşamlarında komşu teyzelerin
Kapısını tıklatıp üç beş kuruş koparmayı
Sokağın seyyar dondurmacısına vicdan yaparak
Yirmibeş kuruşa otuzbeş kuruşluk dondurma almayı
Ben orda öğrendim

Şişelere mandalcıların kapınızın öndünden
Gelip geçtiği günlerdi
Siz boş şişe verirdiniz o da size mandal verirdi
Başta bizimki olmak üzere
Bir sürü ev bir mandal cennetiydi
O kadar ki rahmetli annem
Bir fanileyi kuruması için astığında
Beş altı mandal birden takardı

Bir sürü şey az ama mandal çoktu
Evler mandal
Şişelere mandalcıların evleri de
Her halde boş şişelerle doluydu

Sonra eskiciler geçerdi
Sabahın kör seherinde
Uzun uzun eskici diye bağırarak
Siz ona eskimiş esvaplarınızı ayakkabılarınızı verirdiniz
O da size beyaz porselen tabaklar verirdi
İşin içinde yine para yoktu

Fatih biraz ilerisinde Haydar'da
Benim hatırladığın dört tane yazlık sinema vardı
Sabata, Maskeli suvari, Ringo filmlerini hep o sinemalarda seyrettiğim
Hacı Murat, Battalgazi ve Tarkan serilerini de
Sadri Alışığı da ilk kez orda tanıdım
Adını yıllar sonra koyacağım
Kalenderliği, adamlığı, arkadaşlığı anlatıp duruyordu
Haydarın kirli beyaz perdeli yazlık sinemasında
Öyle inandırıcıydı ki

Çünkü Sadri Alışığı seyrettiğiniz yazlık bahçe sinemasının
Tahta sandalyelerinden birinde
Mutlaka onun gibi biri ya da birileri vardı
O filmler bizim hayatımızın tam karşılığıydı
Her şey biraz gerçek gibiydi
Her şey biraz masal gibiydi

Benim hiç bisikletim olmadı
O yüzden bisiklete binmesini hala bilmem
Sonraları da bilerek öğrenmedim
O bisikletsiz günlerim
O bisikleti olan çocuklara duyduğum özlemin tadını
Hiçbir zaman kaybetmeyeyim unutmayayım diye

Bayram arife gecelerinde
Yeni kunduralara sarılıp gözlerimi kırpmadan
Bana dünyanın en heyecanlı lezzetini yaşatan
Rabbime hamd ederim
Arada bir aldığım ya da aldırabildiğim
Bir şişe gazozu her bir ufak yudumun ardından
Korku dolu gözlerle nasıl ölçüp biçtiğimi
Ve daha çok varmış tesbitiyle
Bana mutlulukların en büyülerinde birini yaşatan
Rabbime bir kaz daha hamd ederim.

İyi ki Hattat İzzet sokak vardı
Ve iyiki ben orda doğdum
İbrahim SADRİ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder